17 Ekim 2011 Pazartesi
ISLAK
Yağmur, gecenin koynundan usulca süzülüp; çöp torbasını kafasına koymuş adamın üzerine doğru tane tane düşüyordu. Sokak lambaları, sokağı sarı ışık huzmesiyle sarmıştı. Adam, sarı ışık huzmesinin ve yağmurun da ona eşlik etmesiyle birlikte yorgun adımlarla yatacak kuru bir zemin arıyordu.
Yüz metre yürüdükten sonra kuru bir apartman girişi buldu. Pantolonunun ıslaklığına aldırmadan kuru ve soğuk zemine oturdu. Gözleri efkârlı, dumanlı sigara istedi. Cebinde ise sadece kibriti vardı. Yerler kuru olsaydı; geldiği ıssız sokağa geri dönecek ve yere atılmış sigara izmaritlerine bakacaktı. Oturduğu yerde duvara iyice yaslandı. Ayaklarını yana doğru çevirdi. Üşümüş ellerini bacaklarının arasına aldı ve uyumaya çalıştı.
Koşar adım yağmurdan kaçan uzun boylu adam apartman girişine girdi. Uyuyan adam kuru ve soğuk zemindeki köşesinde yarı uykulu halde apartmana giren uzun boylu, üzerinde gri palto olan adama baktı. Adamın ağzında yarılanmış sigarası vardı. Kapıyı açar açmaz sigarasını sokağa doğru attı. Yerde yatan adam, atılan sigarayı ıslanmadan yakalamak istedi. Fakat sigara yere düştüğü gibi sırılsıklam oldu. Gri paltolu adama dönüp sigara isteyecekti. Gri paltolu adam çoktan asansöre binmiş; sıcak evine doğru gidiyordu.
Adam, sabahın ayazında sokaktan geçen kırmızı lüks arabanın gürültüsüne uyandı. Sokak henüz uyanmamıştı. Güneş saçlarıyla yavaş yavaş ıslak sokakları sarmaya başlıyordu. Adam sahile doğru yavaş adımlarla yürüdü. Adamı denizin üzerinde usulca süzülen, çığlıklar atan martılar coşkuyla sahile gelişini kutladılar.
Martıların “Hoş geldin” nidaları eşliğinde denizin kenarına kurulmuş, bankın üzerine oturdu. Güneş denizin üzerine çıkmış ve balıklar günlerdir hasret kaldıkları güneş ışınlarını görünce hemen hepsi yüzeye çıkmışlardı. Balıkların yüzeye çıkmasını seyreden adamın neşesine diyecek yoktu. Doğanın insanlığa sunduğu rengârenk şöleni seyrederken pantolonun hala ıslak oluşunu ve üşüdüğünü çoktan unutmuştu.
Gözleri mağrur ve sessiz, boynunu büküp önünde olan çekirdek çöplerini saymaya başladı. O anda yerde yarım içilmiş sigara izmariti buldu. Dün geceden kalma sigara özlemi aklına geldi. Fakat karnı açtı. Sigarayı içse karnı ağrıyacaktı. Mecburiyetten açlığına aldırış etmeden sigarayı yerden aldı ve sigaranın tozunu almak için sigaraya doğru üfledi. Ellerini cebine doğru götürdü ve bir ıslaklık hissetti. O anda pantolonun hala kurumadığını fark etti. Cebinden kibritini çıkardı. Kibrit ıslak olduğundan kibritini alevlendiremedi.
Oturduğu yerin kenarına, güneşin değdiği yere kibritini koydu. Yanına tek tek kibrit çöplerini, onun yanına da sigara izmaritini koydu. Güneş tepeye çıktıkça adamla birlikte adamın pantolonu, kibriti ve kibrit çöpleri hem ısınıyor hem kuruyordu. Öğlene kadar gelip geçenleri sessizce tek tek seyretti. Adama aldırış eden sadece iki kişiydi. Önce yaşlı bir adam yanından geçerken eline iki lira sıkıştırdı. O parayla da iki simit alıp karnını doyurdu. Uzaktan bir fotoğrafçı adamın birkaç fotoğrafını adama sezdirmeden çekip gitti.
Öğlene kadar oracıkta oturdu. Yoldan el ele tutuşmuş sevgililer; sabah koşusuna çıkmış yaşlılar ve gençler; yanına telefonu almış iş adamları bağıra bağıra konuşup önünden geçiyorlardı. Yerleri temizleyen çöpçü elindeki süpürgeyle adamın önündeki çekirdek çöplerini temizledi. Temizlerken adama sinirli sinirli “Bir daha burada çekirdek yediğini görmeyeceğim.” Adam, önce anlamsızca çöpçünün yüzüne baktı. Ardından “Tamam” anlamında başını öne doğru salladı.
Güneş en tepeyi vurduğunda sigara izmaritini alıp ağzına götürdü. Kapkara elleriyle güneşin kuruttuğu kibriti alevlendirdi. Sigara izmaritini yaktı. Üç dakika yavaş yavaş sigarasını içti. Sigarası bitince kibriti cebine koydu. Yavaş adımlarla geldiği sokaklara doğru gitti. Önce karnını doyurmalı ve akşama yatacak yer bulmalıydı. Islak olmayan, sıcak ve yumuşak yeri bulduğunda hemen kıvrılıp yatacaktı…
Metin Yoksu
Eylül 2011
Fotoğraf: Fırat Atılgan
Fotoğraf ile birlikte Güney Dergisi Sayı 58’de yayınlanmıştır.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Değerli vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederim.