Dergiciliğin önemi çok büyüktür. Özellikle de sanat dergileri ve alanı daha da darlaştıracak olursak edebiyat dergiciliği, edebiyat ile uğraşan yazar ve adaylarının en önemli ve en iyi okullarıdır. Bunu bilen yazar adayı ve yazar dergilerde edebi görüşleri anlatır.
Edebiyat dergileri, yazarlar için büyük bir okul diyorum. Genel geçer bir tezdir. Geçmişe bakıldığından birçok edebiyatçı bir dergi çalışmasında ya da edebiyat gruplarında çalışmıştır.
Günümüzde edebiyat dergiciliği eskisi gibi geleneksel yöntemler ile değil farklı yöntemler ile çıkmaya başlıyor. Nedir farklılık? Öncelikle edebiyat dergileri artık basılı dergilerden ziyade internet ortamında çıkıyor. Bu olumlu olduğu kadar çok olumsuz bir durumdur. Olumlu yanlarından en büyüğü az maliyet ile çok fazla kişiye ulaşmasıdır. Olumsuz yanı ise okunması ve insanların ilgisini çekme ise internetin hızlı tüket mantığı ile hareket etmesidir. Edebiyat ise yavaş yavaş tüketilen bir olgudur.
Okunma oranın çok düşük olduğu ülkemizde kişi başına neredeyse iki dergi düşecek durumdadır. Bu olumlu bir yan mı yoksa olumsuz bir yan mı? Açıkçası kendi içinde onlarca cevabı var. Fakat benim gördüğüm pratikte olumsuz olduğudur.
Örnekler vererek sorularımıza cevap arayalım. Edebiyat dergilerinin okul işlevi olduğunu bilen yazarlar ve yazar adayları buralarda yazmaya çalışırlar. Bu şekilde çalışmalarını okuyucuya ulaştırır ve bununla birlikte edebi görüşlerini eleştirmenlere ulaştırır. Ve adım adım tarih içindeki yerini alabilir. Bu şu demek değildir. Edebiyat dergilerinde yazıları çıkmayan edebiyat alanına giremez ya da tarih içerisinde yerini alamaz. Anlatmaya çalıştığım yazar ve yazar adayının buralarda çalışması ve kalemine yön vermesidir. Tabi eğer dergilerde çalışmalarını yayınlatabiliyorlarsa…
Bütün edebiyat dergilerini eleştirmek yerine konuyu devrimci sanatı ilke edinmiş sanat dergilerine yaptığımı özellikle belirtmek isterim. Neden buraları eleştirdiğimi ise başlıkta vurguladığım gibi “Dergilerde Çıkartıl(a)mayan Yazılar” şeklinde açıklamak isterim.
Yazar ve yazar adayları uzun uğraşlar sonucu çalışmalarını hazırlayıp dergilere gönderiyorlar. Halkın alternatif kültürü iddiasında olan edebiyat dergilerine bu amaçlarından dolayı yazılarını gönderen yazar ve yazar adayları çalışmalarını hem değerlendirmeye sunmak hem de var olan bu dergilere katkı sunması açısından çalışma gönderiyorlar. Fakat çoğunlukta yazılara tenezzül edilip bir cevap verilmiyor.
Halkın alternatif kültürü demek yeni bir kültürü yaratmak ve onu güçlendirmek demektir. Bunu sağlayacak olan ise halk edebiyatına sevdalı ve devrimci kültürü yaymak isteyen sanatçılar ile mümkündür. Aynı zamanda burjuva kalemşorlarıyla savaşacak ve onları devrimci sanat mevzisine getirecek olan ise gene onlardır. Peki, bu bireylerin çalışmalarına destek olunmuyor ve sorularına cevap verilmiyor ise büyük bir eksiklik var demektir.
Yazar ve yazar adayları bu dergilerde çalışmalarını ahbap çavuş ilişkisiyle mi yayınlatmaya çalışacaklar. Bu ne kadar doğrudur. Dergilerin bir adresi vardır. Çalışmalar oraya gönderilir yayınlanıp yayınlanmamasına yazı kurulları karar verir. Fakat tenezzül edilip cevap verilmez ise bu kazanılacak olan yazar ve adalarını kaybetmek anlamına dahi gelebilir.
Yazı kurulları maillerini, mektupları vb. iletişim ağlarını daha dikkatli takip etmelidirler. Aksi takdirde büyütülmeye çalışılan bu alan gittikçe daha da darlaşacaktır.
Metin Yoksu
01 Ekim 2011
Yaz Kalemim Dergisi Sayı 13'te yayınlandı
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Değerli vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederim.